Gündelik Mimari

Mimarinin idealleştirilmesi eğiliminden uzaklaşan bir gözle mimarlığa bakma yollarını araştırdıklarını belirten Ila Bêka ve Louise Lemoine, ikonik binaların günlük kullanıcılarının yer aldığı “Living Architectures” isimli bir film serisine sahip. Çağdaş mimari yapıların mutlak ve yanılmaz görsellerle iletilen kusursuzluk fikrinden uzaklaşarak daha sıradan ve az bakılmış olana odaklanan Bêka ve Lemoine, kişisel ve öznel kurgularla mimarlığın daha kırılgan ve yaşam dolu yönüne bir güzelleme yaptıklarını belirtiyorlar. Bu bağlamda filmler binanın yapısal ve teknik özelliklerinin açıklanmasından çok binadaki günlük yaşamdan bazı fragmanların gösterilmesine dönüşüyor.

Filmlerde çağdaş mimarlık söylemlerini tasarımları bağlamında aktaran mimarlar yerine çalışanlar, temizlik ve güvenlik görevlileri, tamirciler, boyacılar, ev sahibi, komşu, gezmeye gelen turistler yer alıyor. Mimarlığın görece daha çok temsil edildiği kusursuzluk dünyasından çıkıp bu duruma karşı deneyler gerçekleştiren ikili, mimari eleştiri dilinin de çeşitlenmesi gerektiğini vurguluyorlar. Mimar ve film yapımcısı Bêka, mimarlık hakkında konuşmanın yalnızca uzmanların işi olmadığını düşünüyormuş.

Bir süredir bu film serisi üzerine çalışan ikilinin ilk filmi Koolhaas Houselife, 2008 yılında Venedik Mimarlık Bienali’nde gösterilmişti.

16 filmlik seri hakkında daha fazla bilgi için tıklayın

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir