malaparte-evi-3

Godard’ın Bakışıyla Malaparte Evi

Formu ile mimarlık tarihinde önemli bir yere sahip olan Malaparte Evi’nde Jean Luc Godard’ın çektiği “Le Mépris” filmini tekrar hatırlayalım! Kayalık bir arazi üzerine yerleşen; merdivenleriyle araziyi, mimari kütleyi ve manzarayı birbirine bağlayan Malaparte Evi, çevreden yalıtılmış duruşuyla yalnızlığın simgesi haline geliyor.

Yeni Dalga akımının öncülerinden olan yönetmen, İtalyan yazar Curzio Malaparte’nin 1941-1943 yılları arasında yaptırdığı ve kayaların üzerine yerleşen Malaparte Evi’ni filmin ana mekanı olarak kullanır. Capri adasındaki yapının çevreden izole duruşu, yalnızlığın da bir simgesini oluşturur. Merdivenler ise ziyaretçileri evin iç mekanına girmeden manzaranın izlenebildiği terasa yönlendirir. Öyle ki mimari formun tanımlayıcısı olan merdivenler, Malaparte’nin büyük penceleriyle birlikte kullanıcıları doğayı izlemeye davet eder. Para ve gücü işleyen Godard’ın Malaparte Evi’ni seçmesinin nedeni ise mimari yapının bu güçlü duruşu ile herşeyi değiştirme gücü olan maddiyata bir gönderme yapmak istemesi.

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir